Mandabatmaz

Sevgili Gülüm`ün de sayfasında yer verdiği Mandabatmaz ile ilgili ufak bir yazı da ben yazayım istedim.
Hep gülen üç amcanın mekanı olan, eşsiz kahvesi ile küçük bir kafe`de hizmet veren Mandabatmaz hakkında yazılanlar…

Mtlda demiş ki;

547786_18550584.jpgBugün biz Mandabatmaz’a gittik. Plastik taburelerde oturup ömrümüzün en hatırlı kahvesini içtik. Tahmin edebileceğiniz gibi önüme konan 5 parmak telve karşısında ne yapacağımı şaşırdım ve sık sık “Höah! Mmh! Ufh!” gibi acayip sesler çıkardım.

O kahvenin sırrını öğrenmeden içim rahat etmeyecek. Bir gece gizlice mutfağa sızıp tezgahın altından blog yazmayı düşünüyorum.

Yazihane`de denmiş ki;

lao sıkça bahseder ya, güzel kahve içilir der ya, iyi sohbet edilir der ya… beni de sıkça davet ederler sağolsunlar sayın sevgilibiladerim ile. sanırım her cuma orada oluyorlar, iki sefer ben de gittim. dün de oradaydım. biraz bekletmiş olsam bile sanırım eski günlerin hatrına surat yapan felan olmadı. şöyle yaptık böyle ettik diye dedikodu yapacak değilim

Mandabatmaz`ın hikayesine gelirsek;

Zamane Sözlük de denmiş ki;

Türk Kahvesiistiklal caddesinde olivya han sokak ta yer alan minik bir cay ocagi . isletmenin adi falan yoktur. ama yaptiklari yogun kahveden dolayı buranin adi mandabatmaz olarak kalmistir.
olayın oykusune gelince, osmanlinin bir doneminde istanbulda kahve icmek yasaklanir. kahvehaneler padisahin cekistirildigi yerler olunca kabak guzelim kahve nin basina patlar ve keyif verici madde olarak gorulur.

tabi ki kahve tiryakileri padisahin emrine uyup guzelim kahveden vazgececek degillerdi. bu nedenle kahveci ile musteri arasinda sifreli bir dil olustu. kahveye mandabatmaz demeye basladilar.

bir tiryaki kahvehaneye girdiginde yasak oldugu icin bana bir kahve ver diyemedigi icin, “cek bana bir mandabatmaz” dermis.

ayrica mandabatmaz kelimesinin ardinda da kahvenin cok yogun oldugu, ustune manda ciksa bile batmayacak kadar kıvamlı bir kahve oldugu da anlatılmaktadir.

mekana gelince, 3 tane orta yasli amcanin islettigi, musterilerine karsi kusursuz hizmet verdikleri, mutevazi, kucuk iskemlelerde oturulan , formulunu gizlediklerini enfes kahvesiyle meshur bir mekandir.

Sosyomat de denmiş ki;

Sahibi ya da ustası olan Mehmet Bey adaşı Mehmet Akif Ersoy’a tıtatıp benzemektedir. Zaten Cadde-i Kebir’in karşı tarafında yer alan Mısırlı Apartmanı’nda yaşamış eskiden Mehmet Akif Bey; bu amca da bu büyük şairin belki de torunu, yeğeni, uzak kuzenidir. Mandabatmaz bir Türk Kahvesi klasiğidir. Tabelası da en az kahvesi kadar akılda kalıcıdır. Tek handikapı karşısında bulunan Sel Kitapçılığın yıllardır aynı şarkıyı çalmasıdır. Kafam şişti o şarkıdan. “To Vals Tou Gamou” diyesim var hatırlamıyorum. O kadar dinledim ki zihnim yalama oldu.

Ekşi Sözlük de denmiş ki;

cok gormus gecirmis bir havasi vardir buranin elemanlarinin.. iceride de eski istanbul beyefendilerinden eski alemin bickin delikanlilarina kadar genis bir urun yelpazesi sizi bekler.. nerde o eski gunler isletim sistemini kullanan bir cok insani bunyesinde barindirir. mutlaka size hikayesini anlatmak icin can atan birileri vardir.. dikkat edin oralarda bi yerlerdedirler.

Hazır Mandabatmaz demiş iken, bir de fotoğraflarını çekip ekledim mi sanırım daha iyi olacak. Bunun için bir İstanbul gezisi yapmam gerekli tabii ki.

Etiketler:

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

merakla bekliyoruz fotoğrafları :)

olıvıo hanın küçücük sokağında kıymetini bilmeyenlerce izbe bilenlerce büyüleyici denilebilecek bir duvar dibinde içtim mandabatmaz kahvesini.çok güzeldi çok beğendim.en güzel şeylerin hep en lüks yerlerde satılacağına canı gönülden inanan dayım bile hımmm çok leziz dedi.tek şikayetim plastik tabure ve plastik masacıklar. oraya tahta yada hasır daha uygun düşmez mi acaba. bir de insanın üstüne üstüne gelen klima motorları. güzelim binaya yapışmış çirkin motorlar yan masamızda kahvelerini keyifle yudumlayan ingiliz turistlerin hararetli tartışmalarına sebep oldu .mandabatmazın sahiplerine duyurulur…

tinke
mandabatmaz ile ilgili bir yazı önermek isterim.

Mandabatmaz, İstanbul özlemimin hep bir yarısında durur, sakinliği ve tevazuundan gelen farklılığı çeker insanı.

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)